Kahta

Kahta

Kahta

Nüfus

SON NÜFUS SAYIMI SONUÇLARINA GÖRE İLÇEMİZ NÜFUSU

 

TOPLAM      ERKEK     KADIN

  115.658      57.444       58.214

 

 

ŞEHİR

 

TOPLAM      ERKEK     KADIN

   59.570        29.520       30.050

 

 

KÖY

 

TOPLAM      ERKEK     KADIN

   56.088        27.924       28.164

 

KARAKUŞ TÜMÜLÜSÜ

 

 

Nemrut Dağı tur güzergahında bulunan Nemrut Dağı Milli Park giriş noktasında yer alan Kommagene’lilerin kraliçelerine ait Anıt Mezar yöre halkı tarafından sütün üzerinde bulunan kartal heykelinden dolayı Karakuş olarak adlandırılmaktadır. Karakuş Anıt Mezarı aynı zamanda Kommagene’liler için önemli bir TEMENOS ‘tur. Kutsal alandır. Kral Antiochos Theos’un yerine geçen oğlu II.Mithradates annesi İSİAS için bu anıt mezarı inşa etmiştir.

Dünyanın en güzel kadını dediği annesi İsias için inşa ettiği anıt mezara pers prensleri ile evli olan kız kardeşleri Laodike ve Antiochis’inin Pers - Roma savaşında öldürülmesi ile bunların cenazelerini - annesinin yanına gömmüştür. Karakuş anıt mezarında dört Kommagene kraliçesi yatmaktadır. Anıt mezarının etrafındaki beş sütünden biri tahrip olmuş, dört sütün yerinde durmaktadır.

  Güneye bakan sütün üzerindeki Kartal göksel gücü temsil ederken, doğuda bulunan aslan ve boğa yerdeki gücü temsil etmektedir. Batıdaki sütün üzerinde tokalaşma sahnesi Mithradates ve güneş tanrısı Apollo’yu göstermektedir. Kuzeyde yerde duran aslan oldukça yıpranmış durumdadır. İ.Ö.36 -38 lerde inşa esilen anıt mezar –kutsal temenos ;etrafı surlarla çevrilmiş, Roma’lıların işgalı ve Kommagene’lilerin tapınaklarının tahrip edilmesi ile Karakuş’ ta nasibini almıştır. 1968’lerde Amreikali Theresa Goel mezar odasına ulaşmak istemişse de zamanın Kahta Kaymakamı tarafından bilimsel olmadığı gerekçesi ile durdurulmuştur.

Nemrut Dağı

                                                                                                       

 

Nemrut Dağı Milli Parkı, ADIYAMAN  ili; KAHTA  ilçesinde bulunan ve içinde KOMMAGENE KRALLIĞI'nın bir antik kentini barındıran milli park ve ören yeri. Adıyaman il merkezinde Kahta'ya bağlantı sağlayan karayolu ile ulaşım sağlanmakta olup, Milli Park Adıyaman il sınırları içerisindedir. Adıyaman hava alanından ulaşım oldukça rahat ve kolaydır.

 

Nemrut Dağı ve Kommagene Kralı Antiochos'a ait Tümülüs ve kutsal alanlar, Milli Park'ın ana özelliğini teşkil etmektedir.

 

KOMMAGENE KRALLIĞI

Kommagene Krallığı kuzey Suriye’den Doğu Torosların eteklerine kadar olan coğrafyada yer alıyordu. Kommagene'lilerin bağımsızlıklarına kavuşması ile, batıda Pınarbaşı Göksun, kuzeyde Toroslar, güneyde Hatay, Suriye’nin kuzey kesimleri ve doğuda Fırat Nehri arasındaki verimli topraklarda yaklaşık bir buçuk asır barış içinde yaşamışlardı. Yazılı tarihte ilk kez İ.Ö. 850’lerde Kommagene’lilerden bahsedilmektedir. Asurluların bir sömürgesi olan Kommagene’liler, Asurlular’a vergi ödemek süretiyle varlıklarını sürdürebilmişlerdir. Kummuhlar olarak bilinen Kommagene’liler

İ.Ö. 700 lerde Asurlara karşı ayaklanınca, Asur kralı Sargon Kummuhlar Kralı ve ailesini esir alır, halkınıda Güney Mezopotamyaya sürgün eder(Irak). İ.Ö. 600‘lerde Mısırlılarla itifak kuran Asurlar bugün Atatürk Barajı suları altında kalan Samosata ‘da(Samsat) Babillerle savaşır ancak yenik düşerler. İ.Ö.Babiller yerini Persler alır.İ.Ö. 300’lerde Büyük İskender’in doğuya yönelmesi ile Kommagene’lilerin toprakları Büyük iskenderin komutanlarından Seleukos I..Nikator'un hakimiyetine girer. Kommagene’lilerin ataları olan Seleukoslar Pers Makedon karşımı bir kültür oluşturmuştur. Kral Antiochos'un dedesi olan Samos Mithradates Kalinikos' a zengin ve güçlü bir ülke bırakarak, Kommagene krallığının bağımsızlığa kavuşmasını kolaylaştırmıştır. İ.Ö.162’ye kadar Kummuh olarak bilinen toplum Pers ve Grek kökeninden gelen, Genler Topluluğu anlamını taşıyan Kommagene adıyla bağımsızlığına kavuşur. Kral Mithradates Kallinikos ,oğlu Antiochos Theos ve Antiochos'un oğlu II .Mithradates dönemlerinde Kommagene uygarlığı önemli gelişmeler sağlamıştır.En parlak dönemi Antiochos Theos dönemidir

 Mithradates Kallinikos

Kommagene Krallığı Küçük Asya’daki diğer krallıklar gibi değişik topluluklardan meydana gelmiştir. Pers, Makedon ve yerlilerden oluşan Kommagene’liler ayrı kültürlere sahip değişik ,dil ve inançları vardır. Kommagene’liler için aile,kan bağları ve inaç ön plandadır. Kral Mithradates bu durumu değiştirmek için büyük bir gelişme sağlayarak ülkesinde her yıl Grek’lerin olimpik oyunlarına benzer etkinlikler sergiledi. Grek ve Pers atalarına hitap eden bu etkinlikler Mithradates'e olan güveni artırdı ve kendisine KALİNİKOS (yenilmez,güzel mağlup eden,muzafer) unvanı verildi. Bir Seleukos prensesi ile evlenen Mithradates Kalinikos

 

ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırarak, tanrılara olan bağlılıklarını güçlendirmek, Pers ve Helen atalarına olan bağlılıklarını sürdürmek ve Kommagene krallığı hudutları içerisinde yaşaya tüm toplulukları bir arada barış içinde yaşatmak için bu tapınakları çoğalttı. En önemli kutsal tapınaklardan olan ve Kommagene ülkesinin büyük bir kısmının görüldüğü Nemrut Dağı tepesindeki kabartmalar Mithradates döneminde yapılmıştır. Burada Mithradates tanrılarla tokalaşmaktadır. Nemrut Dağı tepesinde inşa ettirdiği kutsal tapınakta pers ve Grek kabartmalarına yer verir. Bu şu anlama gelmektedir her Kommagene’li Pers ve Grek secereden gelmiştir. Pers ve Grek tanrılarına da galeride aynı şekilde yer verilmiştir. Apollo/Mitras, Artagnes/ Herakles Zeus/ Oromasdes, Hera/Telia ve Helios/Hermes. Mithradates inşa ettiği kutsal tapınaklar kanalıyla insanları bir araya getirerek tanrılarla olan ilişkilerini kuvvetlendirerek bu ilişkileri kabartmalara işleyerek tanrılardan güç aldığını belirtmek istemiştir. Böylece Kommagene ülkesinde yaşaya herkes kendisini Kommageneli olarak kabul etmiştir. Kral Mithradates LAOS ‘’ muhtemelen 7 Temmuz gününü Nemrut Dağı tepesinde inşa ettiği tapınakta tanrılar için dini törenler düzenlemiş, ve bu tarih aynı zamanda Mithradates’in tahta çıkış tarihi olarak ta tahmin edilmektedir. Yapılan törenlere Kommagene’liler geniş şekilde katılmışardır. Mithradates genç yaşta tahtını oğlu 1.Antiochos’a bırakmıştır.

 

 KRAL 1. ANTİOCHOS THEOS

Kral Mithradates 1. Kallinikos ve kraliçe Laodike’nin oğlu 1.Antiochos Theos Pers ve Grek kültürüyle eğitilmiştir. Küçük yaşta babası tarafından Hindistan’a eğitim amaçlı bir geziye gönderilmiştir. Bu gezide Antiochos Kommagene dışında görülecek ve öğrenilecek çok şeyin olduğunu görmüştür. Ataları olan Büyük İskender’in gittiği İndus Nehri kıyısındaki Alexandra ve Bucephala şehirlerini dolaştı. Hindistan’ın Bengal eyaletine giderek burada Buda inancı hakkında geniş bilgilere sahip oldu. İnsanların Buda inancına bağlılıklarını uygulama da etkin olduğunu gördü. Daha yararlı bir insan olabilme düşünceleriyle Kommagene’ye geri döndü.Babası Mithradates, Seleukos prensesi Isıas Philostorgos ile evlendirdi. Babasının ısrarıyla olan politik bir evlilikti. Anthiochos Krallıktan ziyade dini lider olma düşüncesinde idi. Babası ikna ederek kral olmasının ve ülkesini yönetmesini sağladı. Mithradates daha 40 yaşında iken krallığı oğlu Antiochos Theos’a bıraktı.

 Antiochos babasınında fikirlerinden yararlanarak Nemrut Dağı zirvesindeki kutsal Hieratasyonu inşa etti. Pers ve Grek tanrılarının yer aldığı Hieratasyona atalarının galerilerini yerleştirdi. Antiochos inşa ettiği kutsal anıtta kültler oluşturdu. NOMOS –kutsal yasalarda Kommagene’lilerin inançlarına geniş yer verdi.Antiochos yaptığı hizmetlerden dolayı, tanrılara olan bağlılığından ötürü kendisni ululanmış kabul ederek tanrılar arasına katıldı. Antiochos Theos –Kral-Tanrı olarak yerini aldı. Annesini çok seven Antiochos Annesini seven kral olarak tanımlandı. Anne Laodika’ya Thea ünvanını verdi. Kral Antiochos Theos’a göre insanların daha sağlıklı olmaları tanrılara olan bağlılıkları ile olur. Onun için insanlara yol gösterecek NOMOS –kutsal yasaları geliştirdi. Nemrut Dağı ve diğer kült yerlerinde günümüze net şekilde intikal eden kitabeler bıraktı. Nemrut Dağı’ndaki tanrı tahtlarının arkasında ve Arsameia da yer alan kitabeler Kral Antiochos’un kutsal yasalarıdır. Antiochos Theos kendi döneminde Kommagene ülkesine parlak bir çağ yaşattı. Doğuda Persler, batıda Romalı’lara karşı ülkesini koruyabildi. Kommagene ülkesini doğu ve batı arasında bir barış köprüsü olmasını sağladı. İki süper güç arasında ülkesinin uzun yıllar bağımsız kalmasını sağladı. Kommagene Uygarlığının miras bıraktığı ve dünya kültür mirası olarak kabul edilen eserler Kral Antiochos dönemine aittir. İ.Ö. 69 ile 36 yılları arasında hüküm süren Antiochos Nemrut Dağı zirvesindeki kutsal alan ve anıt mezarı tanrılara olan bağlılığı, atalarına olan sadakatı ebedileştirmek için inşa etmiştir.

 

KRAL ANTİOCHOS’UN ANIT MEZARI

2206 METRE YÜKSEKLİKTE Nemrut Dağı tepesinde inşa edilmiş olan Kral Antiochos’un anıt mezarı üç terasla çevrilmiştir. Doğu kuzey ve batı teraslardanoluşmaktadır. Dağın tepesi kesilmiş, ana kaya üzerine mezar odası inşa edilmiş, mezar odasının üstü blok taşlarla örtülerek teraslar oluşturulmuş, terasların üstü inşaattan çıkan çakıl taşlarla kapatılmıştır.50m yüksekliğindeki anıt mezar150m çapında, doğu ve batı teraslarda tanrılar ve atalar galerisi inşa edilmiş, tanrılar galerisinin, her iki yanına kartal ve aslan kaidelerde yerini almıştır. Batı terasta dünyada bilinen en eski aslan Horoskop ve Horoskop’un yanında tanrılarla tokalaşan Kommagene krallarının kabartmaları bulunmaktadır. Doğu ve batı terastan kum taşlarından yapılan atalar galerileri tahrip olmuştur. Doğu terasta bulunan ateş sunağı restore edilerek platform oluşturmaktadır. Kuzey terastaki yol batı terasa geçiş için inşa edilmiştir. 1880’lerden beri arkeoloji dünyasının ilgi odağı plan Kral Antiochos’ anıt mezarı halen gizemini korumaktadır.

 

DOĞU TERASI

Doğu terasta; arkaları anıt mezara dönük kaideler üzerinde bulunan tanrılar galerisinde soldan sağa, aslan kartal Anthiakos, Fourtuna, Zeus Ahuramazza, Herkül Heracles, Apollomitras, kartal ve aslan bulunmaktadır. Tanrılar galerisinin tam karşısında ateş sonağının üzerinde kartal ve aslan heykelleri yer almaktadır. Kum taşından yapılmış Sunak, kartal ve aslan güneydeki anneler galerisi ve kuzeydeki babalar galerisi kum taşından yapıldığı için tabiat koşullarına fazla direnememiş büyük ölçüde tahrip olmuşlardır. Doğu

terastan batı terasa kuzey terastan geçilmektedir. Doğu teras Kommagene’liler döneminde şölen alanı olarak kullanılmıştır. Tanrılar galerisinin arkasında Kral Anthiakos’un eski Grekçe alfabeyle yazılmış kutsal yasa olarak bilinen NOMOSLAR bulunmaktadır.

 ‘’BU SUNAKLAR ÜZERİNDE BOL BOL TÜTSÜ

VE KOKULU OTLAR SUNMALI VE BESİLİ

KURBANLARI TANRILARIN VE BİZLERİN

UĞRUNA YARAŞIR BİR BİÇİMDE KURBAN

ETMELİ.KUTSAL YASALARI UYARINCA O

ZİYAFET MALZEMESİYLE DONATILMALI

VE TESTİLERİ SU İLE KARIŞTIRILMIŞ BOL

MİKTARDA ŞARAFLA DOLDURULMALIDIR. ‘’

Antiochos Theos

 

Kommagene ‘de Din

Helenistik dönemde halkların birbirine karışması, onların inançlarınında birbirine karışmasına yol açmıştır. Bundan önceki dönemlerde her doğa olayının bir tanrı yada tanrıçası vardı. Kommagene liler döneminde önemli ölçüde azalmış ve tek tanrıya inanmaya doğru bir gidiş görülmüştür.

Küçük asyada: Kybele, Mezopotamya’da İştar, Astarte, Mısır da İsis, Yunanistanda Demeter en eski dönemlerden beri tapınılan tanrıçalardı. Helenistik dönemde ortaya çıkan Thye Kommegeneliler döneminde bütün bu tanrıçaları temsil etmiştir. Kentlerin, ülkenin, insanların koruyucusu, kader, talih ve bereket tanrıçası Tyhe, Romalılar tarafından da kabul edilmiştir. Tyhe, Fortuna-Tyhe-Kommagene adıyla tanrılar tahtında yerini almıştır. Ayarıca doğu ve batının tanrıları isimleri korunarak yan yana aynı tahtlar üzerinde yerlerini almışlardır. Kommagene krallarının felsefesi, ideal bir dünya devleti ve bu devlet içinde insnaların düşmanlıktan uzak kardeşlik içinde yaşamsı gereğine dayanıyordu. Filizof Zenon’un felsefesini örnek alan Kral Antiochos, kendi döneminde kommagene toprakları içinde inanç birliği sağlayarak ülkesinin uzun süre barış ve kardeşlik içerisinde yaşamasını sağlamıştır. Onun için doğu ile batı arasında bir barış köprüsü görevini yerine getirmiştir. Kommagene topraklarını çevreleyen Fırat Nehri ve Torosların stratejik noktalarında kurulan Kommagene kentlerinde önemli tapınaklar inşa edilmiş, halkın tapınaklar aracılığı ile inanç birliği sağlanmıştır.

 

Bu sunaklar üzerinde ‘‘ Zamanın tahribine dirençli bu tapınaksal mezarın temellerini göksel

tahtların yakınında atmaya karar verdiğimde, bu kutsal mekan, sadece ileri yaşıma rağmen hala

sıhhat ve selamet içinde olan bedenimi saran kılıfa tanrının sevdiği ruhum Zeus-Oramasdes’in göksel

tahtlarına yolcu olduktan sonra, ebedi bir istirahatgah olsun istemedim. Buranın aynı zamanda bütün

tanrıların ortak tahtları olmasını kararlaştırdım. Çünkü benim çabalarım sonunda orada sadece kahraman

atalarının şu gördüğü resim dizeleri bulunsun istemedim. Daha çokta bu kutsal tepe üzerinde temsil

için kutsanarak dililen ilahi bir figür artık ıssız kalmayacak. Bu mekanı tanrılar karşısında ifa ettiğim

dindarlığın bir kanıtı olarak görsün.’’

 

Antiochos Theos

 

KUZEY TERAS

Doğu Terastan Batı Terasa geçmek için kuzey Teras inşa edilmiş ve kullanılmıştır. Kuzey Terasta 85 metrelik mesafe ile üzerinde hiç bir kitabe ve kabartmanın bulunmadığı kum taşlarından oluşan bir duvarla çevrilmiştir. Yere 

düşen kum taşları sağlamlığını korumaktadır.

 

BATI TERAS

Doğu Terasın simetriği olarak inşa edilen batı terastaki tanrılar galerisinde soldan sağa ; aslan, kartal, Antiochos Theos/ Fortuna Tychie/Zeus Oromasdes/ Herakles Ares Artagne/kartal /aslan yer almaktadır. Batı terastaki heykeller doğu terastakilere nazaran daha iyi korunmuş durumdalar. Çünkü batı terastaki heykeller 1883’e kadar zirveden kayan çakıl taşların altında kalıyorlardı. Doğa ve insan tahribatından asırlarca uzak kalmışlardı. Batı terası doğu terastan ayıran iki özellik bulunmaktadır. Tanrılar galerisinin karşısında Atalar galerisi yer almıştır. Ayrıca Aslan horoskopun bulunduğu galeridir. Kuzey Terastan batı terasa geçişte batı terasın girişinde koruyucu üç başlı aslan tahrip olmuş yerde durmaktadır. Batı terastaki Aslan Horoskop doğudaki Ares ile aynı hizada bulunmaktadır. Bazı Astronomlar aslan horoskop ile Ares arasında bir bağlantı kurmaya çalışmışlardır. Batı terastaki anne tarafına ait ve tanrılar galerisinin karşısında bulunan atalar galerisi kabartmaları tahrip olmuştur. Galerinin doğu tarafında bulunan baba tarafı atalar galerisi kabartmalarının bir kısmı sağlam kalabilmiştir.

 

ASLAN HOROSKOP

Batı Terasta bulunan Aslan Horoskop dünyada bilinen en eski horoskoplardan biridir. 175 cm boyunda, 240 cm eninde sağa doğru yürüyen bir aslanı göstermektedir. Aslan gövdesi üzerinde 19 yıldız, 3 gezegen ve boynunun altında bir hilal yer almaktadır. Yıldızlar 8 ışınla karekterize edilmiştir. Kuyruktan sırt kısmına doğru dizilen üç gezegen sırayla Mars, Jupiter ve Merkür’dür. Bunlar on altı ışınlıdır. Gezegenlerin ismi eski Grek alfabesiyle yazılmıştır. Aslan boynundaki hilal bir tabak gibi ve ortasında bir yıldız bulunmaktadır. Bu yıldız Regulus’tur. Regulus Kommagene’lilerin yıldızıdır. Astronomların tesbiti Aslan Horoskop üzerindeki astrolojik şekillendirmeyi tarih olarak 7 Temmuz İ.Ö.62 olarak şeklindedir.Mars Heraklesi, Merkür Apolloyu, Jupiter Zeus’u temsil etmektedir. Alan horoskop üzerindeki astrolojik tespit bize Kommagene’lilerin astroloji hakkındaki araştırma ve bilgilerini aktarmaktadır. Astrolojik olayın 25.000 yılda bir meydana geldiği ve bu tarihin Kral Antiochos’un tahta geçiş tarihi olabileceği tahmin edilmektedir.

 

‘‘ Persler, Makedonyalılar, Kommageneliler; işte gördüğünüz gibi tanrılara gerçekten layık olduklar bu heykelleri

diktirdim; Zeus-Oromasdes’in Apollo- Mitras-Helios-Hermes’in Artagnes- Heracles-Ares’in ve herşeyi besleyen

vatanım Kommagene’nin heykelleri aynı taştan ve aynı tahtlar üzerinde duaları işiten tanrıların yanına kendi

heykelimi de koydurttum. Böylece ulu tanrıların ezeli saygınlığını kendi genç bahtıma çağdaş kıldım.

 

Kral Antiochos doğu ve batının tanrılarını aynı galeride bir araya getirmiş, kendisi ululanmış olarak tanrılar arasında yer almış Thoes unvanını almıştır. Pers ve Makedon atalarına da aynı galerilerde yer vermiştir.

 

‘‘Buraya gelen Yerli ve yabancı bütün ahaliyi bir ihtimamla karşılamalı ve

bir araya gelen cemaatte herkesin eşit derecede keyif alacağı şölen hazırlanmalıdır.’’

 

Kral Antiochos inşa ettiği bu kutsal alanda şölenler düzenleyerek eski Yunan ve Pers geleneklerinde olduğu gibi değişik toplumlardan oluşan Kommagene’lileri Nemrut Dağı’nda bir araya getirir ve geleneksel törenlerin devamı için taşlara yazdırdığı NOMOS - Kutsal Yasalar’da ebedileştirir. 2000 yıldır gelenekselleşen bu olay dünya insanlarının Nemrut’a çıkarak güneşin gizemli doğuşu ve batışını izlemesi devam etmektedir. Her yıl tertiplenen Kommagene festivallerinde dünya insanları adeta Antiochos’un bu vasiyetine uymaktadır.

 

DOĞU –BATI SENTEZİ KOMMAGENE ‘DE SANAT

Kommagene Uygarlığı doğu ve batının, inanç, kültür ve sanat kombinasyonunu en güzel şekilde işleyen ve

günümüze intikal ettiren Helenistik dönemin ender bir örneğidir.

Pers ve eski Grek sanatının izleri Kommagene’nin hakim olduğu her yerde görmek mümkündür.

Kabartma, heykellerde pers sanatı, karakuşta dor, İyon sanatı kendini net şekilde göstermektedir. Kommagene’de kralın

arkadaşları olarak anılan PHILOI adında bir sanatçı grubu bulunmaktadır. Eski Grek alfabesi kullanılmış, yapılarda ve

heykellerde Pers tarzı uygulanmıştır. Kommagene de sanat babadan oğula geçmiştir.

 

KOMMAGENE DE TOPLUM - TİCARET

Kommagene’liler Pers-Makedon ve yerli halktan oluşmuştur. Değişik toplumlara mensup olmalarına rağmen inanç, kan bağları,evlilikler (berger) kanalıyla uzun yıllar barış içinde yaşamayı başarabilmişlerdir. Ancak şu ana kadar yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen bulgularda Kommagene halkı hakkında yeteri bilgi verecek bir bulguya rastlanmamıştır. Yazılı belgelerde hep kral, kral ailesi ve tanrılardan bahsedilmektedir. Zengin topraklara sahip olan Kommagene’liler barış içinde yaşamanın avantajlarından yararlanarak özellikle Fırat Nehri üzerindeki geçişleri de kontrol ederek bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Romalı’ların lojistik ve dinlenme alanı olarak kullandığı Kommagene toprakları, doğu batı ve güneyden gelen kervanların uzun süre Kommagene de konaklamaları önemli bir ticari iyileştirme meydana getirmiştir. Kommagene’liler altın, gümüş, çeşitli madenler ve inşaat sektöründe kullanılan sedir ağacını ihraç etmişlerdir. Tarım hayvancılık ve bağcılık Kommagene’de önemli bir gelir kaynağıdır

 

Kommagene ülkesinin en parlak dönemini yaşatan Antiochos Theos kalıcı olmadığı bilinciyle ilerde ülkesine hakim olacak nesillere aşağıdaki mesajı bırakmıştır.

ZAMANIN AKIŞI İÇİNDE HER KİM, BU İSTER

BİR KRAL İSTER BİR HÜKÜMDAR OLSUN ,

BU ÜLKENİN YÖNETİMİNİ DEVRALDIĞINDA,

BU KANUNU BİZE İBADETİ KURUR VE

SÜRDÜRSE, BENİM HAYIR DULARIMLA TÜM

RAHMETLİ ATALRIM VE TANRILAR ONDAN

RAZI OLSUN. BU KANUNA KARŞI GELEN VE

TANRILARA SAYGISIZLIKTA DİRENEN İSE

HERTÜRLÜ FELAKET BAŞINA GELSİN’’

ANTİOCHOS THEOS

 

 

KOMMAGENE’NİN TURİZME AÇILMASI

 1880’lerde başlayan keşif gezileriyle gün ışığına çıkan Nemrut ve Kommagene uygarlığı 1970’lere kadar akademik amaçlı geziler yapılmıştır. 1970’lerden sonra başlayan kitle turizmi bölgeye hareketlilik getirmiştir. 1972 yılına kadar Nemrut Dağı’na yapılan geziler eski kahta üzerinden 10 saatlik katır yolculuğuyla yapılırdı. 1972’den sonra araç yolunun açılmasıyla turizm hareketi de artmış. Bugün güneşin gizemli doğuşunu va batışını izlemek üzere dünyanın değişik ülkelerinden gelen insanlar kolaylıkla Nemrut Dağı’na ulaşmakta ve 2206 metre yükseklikteki zirvede buluşmaktadır. Herhangi bir Avrupa ülkesinde kahvaltı yapan bir ziyaretçinin aynı gün Nemrut’ ta güneşin batışını izleme imkanı vardır. Onun için ‘‘evde kahvaltı Nemrut’ta gün batımı’’ sloganımız geçerlidir. Yapılan turlar genellikle gün doğuşu ve gün batımı turları şeklindedir. Gündoğumu için sabah erken saatlerde çıkmak Nemrut - Arsameia - Eski Kahta Kalesi - Cendere Köprüsü - Karakuş Tümülüsü gezisi şeklindedir. Gün batımı için geziler tersinden başlamaktadır. Günün her saatinde Nemrut’a çıkmak mümkündür.

 

Eski Kahta Kalesi

 

Nemrut Dağı Tur güzergahında olan Eski Kahta kalesi üç önemli medeniyetin izlerini taşımaktadır. Kommagene’liler döneminde yazlık başkent olan Arsameia ile birlikte önemli bir idare merkezi, kale olarak inşa edilmiş, Roma’lılar döneminde geliştirilerek konumu devam ettirilmiştir. 1260’larda Memlukların bölgeye hakim olmasıyla kale restore edilmiş ve bugünkü son şekli verilmiştir. Eski Kahta ‘nın Cumhuriyet dönemine kadar ilçe merkezi olarak Elazığ’a (Memuret-ül Aziz) bağlı kalması kalenin 1926‘ lara kadar kullanıldığı anlaşılmaktadır.

 

Kalede su yolları, sarnıç, zindan, dükkanlar, ibadet mekanları ve geniş odalar bulunmaktadır. 1970’lerde kazı ve kısmi restoresi yapılan kale için yeni bir restorasyon projesi ile yakın yıllarda hak ettiği iyileştirmeye kavuşturulmak istenmektedir.